LA - SONSUZLUK HECESİ
Nazan BEKİROĞLU
Roman OkunduAdem ve Havva`nın cennette yaratılmalarından başlayıp cennetteki meleklerin secde edip şeytanın etmemesi, yasak meyvenin yenmesiyle Adem`in af dilemesine karşılık Adem ve Havva`nın yeryüzüne indirilmesi, yeryüzünde çekilen sıkıntı ve güzelliklerle beraber Habil ile Kabil arasında geçen olayları ve Kabil`in Habil`i öldürmesinin detaylı bir şekilde roman olarak akıcı bir dil ile anlatıldığı güzel bir kitap. "Nazan Bekiroğlu‘nun kaleminden çıkan Lâ Sonsuzluk Hecesi, Adem ile Havva‘nın yaratılışı ile dünyanın varoluşunu masalsı bir dille anlatıyor. Cennetin kokusu, ırmakları, binbir çeşit çiçekleri, barındırdığı tüm canlılar Nazan Bekiroğlu‘nün mükemmel tasvirleriyle gözümüzde canlanıyor. İlk insanın yaratılışı…Adem’in yaratılmasıyla tüm cennet sakinlerinin ilgisinin ona yönelmesi, meleklerin secde etmesi, Adem’in tüm kelimeleri söyleyebilmesi…Şeytanın baş kaldırışı ve dünya hayatının sonuna kadar insanları yoldan çıkarmak için yemin etmesi. Ve kadının yaratılışı, Havva’nın cennette belirivermesi. İlk aşk olarak nitelendirilen Adem ile Havva‘nın birbirini bulması ve sonsuza kadar adlarının birlikte anılması. Ardından şeytanın ayartmalarıyle Adem ile Havva’nın yasak meyveden yiyişi. İlk pişmanlık, af dileme. Ve ilk insanların cennetten çıkışı. Dünya hayatına başlamaları. İlk zorluklar, ilk hayatta kalma mücadelesi. İlk iki seven insanın birbirine kavuşması. İlk gözyaşları. İlk kan. Ve ilk çocuklar. İki çocuğunda aynı kadını istemesiyle gelen ilk cinayet, yeryüzündeki ilk günah. Nazan Bekiroğlu‘nun olağanüstü tasvirleri sizi cennetten koparıp dünya hayatına sürüklüyor. Geçmişten bu yana anlatılan Adem ile Havva’nın hikayesi Lâ’da bambaşka hayat buluyor. Masalsı bir dille anlatılan bu hikaye insanı asla sıkmıyor. Daha öncede belirttiğim gibi Nazan Bekiroğlu’nun anlatışı ve tasvirleri sizinde orada bulunmuş gibi hissetmenizi sağlıyor. Adeta cennette akan ırmakları, güzel kokulu çiçekleri, bahçeleri siz de görmüş gibi oluyorsunuz. Bu da insanoğlunun cennet yaşamını neden bu kadar çok istemesini anlatır nitelikte. Cennetin ardından dünya hayatının ilk görüntüleri anlatılıyor. Havva’nın cennetten bir armağan olarak annelik duygusunu getirmesi ve ilk çocukları doğurması insanlığın türemesini sağlıyor. Aynı kadını isteyen Habil ile Kabil’in insan soyunun devamlılığı boyunca iki temel unsuru temsil etmesi ise apayrı bir hikaye- İyi ve Kötü- Lâ Sonsuzluk Hecesi, cennetten koparılan insanoğlunun cennete geri dönüş yolculuğunun hikayesi."
Bir gün Sabâ Melikesi Belkıs’tan, Âdem’le Havva’nın hikâyesini anlamanın bütün bir insanlığın da hikâyesini anlamak manasına geldiğini öğrendim. İnsanın bütün halleri Âdem’de gizliydi ve bütün macera onun hikâyesinde özetlenmişti. Bu cümleyi yıllarca içimde gezdirdim de bir türlü kalemi elime alamadım, anlatmaya kalkışamadım Ne zaman ki, kalmak için değil uğrayıp geçmek için kadem bastığımız, kök attığımız değil kısa bir gölge saldığımız şu dünyada bir cennet sürgünüyle yazgılandığımı anladım ve Kelimeler Kitabı-çift isimler sahifesinde, Âdem’le Havva’nın yanına bir de Habil’le Kabil’i ekledim. O zaman anladım anlatma zamanının geldiğini. Hikâyenin ismi düştü dilime bir gece: LÂ. İLLÂ, dedim. Bir ömür boyu aradığım hece harfinin LÂ olduğunu bildim.
- Okunma Tarihi
- 1.11.2012