CEHENNEM
Dan BROWN
Polisiye OkunduCehennem, Dante Alighieri’nin üçlemesinin ilk cildine oldukça çok vurgu yapıyor. Kitabın adı da buradan geliyor zaten: Cehennem... Robert Longdon’ın bir hastane odasında kâbuslarıyla uyanır. Odasındaki iki doktordan biri olan Sienna Brooks ona vurulduğunu açıklar ve geçici bellek kaybı yaşadığını söyler. Longdon, Floransa’da olduğunu öğrenince çok şaşırır çünkü oraya nasıl geldiğini hatırlamamaktadır. Genetiğin dâhisi olarak adlandırılan Bertrand Zobris aynı zamanda transhümanizmin de en büyük savunucularından biridir. Zobris, insan nüfusunun çok hızlı bir şekilde arttığını bu hızla artan nüfusa karşılık dünya kaynaklarının çok yakında yetersiz olacağını öngörmektedir. Bu nedenle dünya nüfusunun büyük bir bölümünün yaşamaması gerektiğini düşünür ve bunu sağlamak için de insanların kısırlaşmasına neden olacak olan bir virüs geliştirir. Dante hayranı olan Zobris buluşunu saklamak için Dante’nin Cehennem adlı yapıtının içeriğine atıfta bulunacak bir dizi eylem yapar. Tüm planlarını uygulamak için -sevgilisi Sienna aracılığıyla irtibata geçtiği- Konsorsiyum’un desteğini de alan Zobris tüm hazırlıklarını yaptıktan sonra intihar eder. IQ seviyesi iki yüzün üzerinde olan Sienna Brooks, kötü bir çocukluk dönemi yaşamış ve insanlar tarafında dışlanmıştır. Keskin zekâsı sayesinde birçok alanda başarılı olmasına karşın kendini sürekli yalnız hissetmiştir. Bu yalnızlığına son veren sevgilisi Zobris’in düşüncelerinden etkilenen Sienna sevgilisinin amaçlarına ulaşması için ona yardımcı olur. Ancak sevgilisinin tam olarak ne planladığından haberi yoktur. Zobris’in intiharının ardından onun planlarının ne olduğunu öğrenen Sienna, buna engel olabilmek için Longdon’a kimliğini gizleyerek yardım eder. Konsorsiyum’un başındaki kişi olan Amir, şirketin en temel görevi olan bilgi gizliliği ilkesine göre hareket ederek korumaya aldığı kişi Zobris’in amaçlarını gerçekleştirmek için çalışmaktadır. Ancak yaptıklarının yanlış olduğunu fark edince Dünya Sağlık Örgütüne destek olur. Longton aslında Floransa’ya hastanede uyanmasında iki gün önce, Dünya Sağlık Örgütü’nün başındaki kişi olan Dr. Elizabeth Sinskey ile birlikte gelmiştir. Sinskey, kendisinden bir mührün içindeki Dante’nin cehennemini tasvir eden görüntüyü çözmeleri için yardım etmesini istemiştir. Longdon, Zobris’in ne amaçladığını öğrenmeye çalışırken kendine kurulan tuzaklardan kaçmaya çalışır. İlk önceleri peşinde Konsorsiyum varken daha sonra Dünya Sağlık Örgütüne bağlı bir grup asker tarafından da kovalanır. Tüm bu süreçte kendine yardım eden Sienna’nın asıl amacının farkında değildir. Floransa’nın sokaklarında başlayan kovalamaca Venedik’e oradan da İstanbul’a uzanır. Yerebatan Sarayına vardıklarında Zobris’in emellerine ulaştıklarını fark ederler.
Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde hastane odasında gözlerini açar. Ne buraya nasıl geldiğini ne de nasıl vurulduğunu hatırlamaktadır. Camdan gördüğü manzara karşısında altüst olan profesör, evinden binlerce kilometre uzakta, Floransa’da olduğunu anlar. Yaşadığı korkunç baş ağrısına eşlik eden tek şey; sürekli kâbuslarında gördüğü kan kırmızısı bir nehrin karşısından kendisine seslenen gümüş saçlı güzel bir kadın ve toprağa baş aşağı gömülü can çekişen bedenlerdir. Langdon gördüğü kâbusları anlamlandırmaya çalışırken kadın bir suikastçı tarafından takip edildiğini, kendine tedavi uygulayan doktorlardan biri gözlerinin önünde vurulunca anlar. Hastanede görevli diğer doktorlardan biri olan Sienna Brooks’un o ölüm kalım anında yardım etmesiyle hayatta kalır. Simgebilim profesörü kendini bir anda ipuçlarını Dante’nin cehenneminde bularak çözmesi gereken korkunç bir senaryonun içinde bulur. Floransa’nın tarih kokan dar sokaklarından Venedik’in muazzam bazilikalarına uzanan semboller zinciri Langdon’ı insanlık tarihini sonsuza dek değiştirebilecek bir mekâna sürükler. Burası üç imparatorluğun merkezi olmuş, insanlık tarihi kadar eski, dünyanın incisi İstanbul’dur. Ve bu şehirde ya insanlık tarihi baştan sona yeniden yazılacak ya da bunu yazacak hiç kimse kalmayacaktır... .. Diz çök kutsal bilgeliğin yaldızlı mouseion’unda ve kulağını yere daya, dinle suyun şırıltısını. Batık sarayın derinliklerine in, orada, karanlığın içinde bekler khtonik canavar kan kırmızısı sularına gömülmüştür lagünün ki yansıtmaz yıldızları... ... Dan Brown, dünyanın birçok ülkesinde çok satanlar listesine giren; Kayıp Sembol, Melekler ve Şeytanlar, İhanet Noktası ve Dijital Kale gibi kitaplarının yanı sıra tüm zamanların en çok okunan romanlarından biri olan Da Vinci Şifresi’nin yazarıdır. New England’da eşi ile birlikte yaşamaktadır.
- Okunma Tarihi
- 1.07.2013