SAATLERİ AYARLAMA ENSTİTÜSÜ

SAATLERİ AYARLAMA ENSTİTÜSÜ

Ahmet Hamdi TANPINAR

Roman Okundu
(3,5)

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü Cumhuriyet Tarihi’nin en ironik eleştiri romanlarından birisi. Romanın ilk sayfalarından itibaren ironik anlatım okuru sarmaya başlar. Anlatılan dünya reel dünyadan tamamen farklıdır. Bir bakıma bütün karakterler gerçek dünyadan kaçar ve kurgulanmış olan yalan dünyaya sığınmaya başlarlar. Romanda anlatılan hikâye dört dönemi içinde barındırır. Öncelikle, Seyyid Lütfullah Tanzimat öncesi dönemi ve o dönemdeki hurafeleri olan Andronikos hazinelerini konu alır ve reel dünyada hiçbir karşılığı olmayan bu hurafenin peşinden gider. İkincisi ise Nuri Efendi ile anlatılan ve saatleri insana benzeterek onları kişileştiren bir hikâyedir. Bu da Tanzimat dönemine tekabül etmektedir. Bu iki karakterin simetriği olan Hayri İrdal ve Halit Ayarcı karakterleri ise Cumhuriyet dönemi başlangıcını ve yakın (modern) dönemi anlatan karakterlerdir. Bu karakterler de hurafeler peşinde koşmaktadırlar. Ancak bu hurafeler daha moderndirler. Örneğin, Hayri İrdal, Saatleri Ayarlama Enstitüsü kurulmadan önce Psikanaliz Enstitüsü’nde, İspritizma Cemiyet’nde çalışmıştır. Bu kurumlar gerçek hayatta karşımıza çıkamayacak kadar abartılı kurumlardır. Bunun ardından Hayri İrdal, Halit Ayarcı’yla tanışır ve Halit Ayarcı, eskinin sembolü olan saatle yeninin, modernliğin sembolü olan enstitüyü birleştirir. Roman boyunca eski yeni karşılaştırması yapılır. Burada da akla Osmanlı ve Cumhuriyet karşılaştırması gelir. Osmanlı devlet sisteminde insan hayatını meşgul eden hurafe anlayışlar Cumhuriyet döneminde de devam etmiştir vurgusu yapılır. Hatta Cumhuriyet dönemiyle ilgili daha tafsilatlı bir eleştiri getirilir. Yıkılan eskiye yeninin ne kadar fabrikasyonlaştırarak yapıldığını anlatır. Hayri İrdal’dan itibaren anlatılan kurumlar hakikaten saçma ve devlet eliyle kurulan kamu alanlarıdır. Özellikle Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nde karşımıza çıkar. Belediye Başkanı enstitüyü ziyaret geldiğinde Halit Ayarcı, Hayri İrdal’ın maaşının düşük olduğunu belirtir. Bunun üzerine Belediye Başkanı yardımcısına not aldırarak maaşını yükseltir. Bu da bize bu enstitülerin devlet kuruluşları olduğunu anlatır. Karakter bağlamında baktığımızda eski ve yenilik vurgusu Hayri İrdal’ın eşlerinde de kendisini açık şekilde gösterir. Hayri İrdal’ın eski (ölen) eşi daha real bir hayat yaşarken yeni eşi Pakize sinemadaki karakterlerin ruhuyla yaşar. Ya kendisini o karakterler yerine koyarak yaşar ya da başkasını o karakterlerin ruhuna sokarak karşısındakini sinema karakterinin ruhuyla yaşatır. Bu da yeninin, modernliğin haddinden fazla abartıyor olmamızın bir eleştirisidir. Son olarak Halit Ayarcı ve Hayri İrdal’ın ilişkisi birbirlerine muhtaç olarak yaşayan köle-efendi ilişkisidir. Hayri İrdal, Halit Ayarcı’nın reklamına, modern düşüncesine muhtaçken, Halit Ayarcı da Hayri İrdal’ın bilgisine, birikimine muhtaçtır. Ve roman boyunca bu iki karakter birbirini bütünleyerek tamamlanır.

Ahmet Hamdi Tanpınar`ın şiiri sembolist bir ifade üzerine kurulmuştur. Aynı anlatım tarzı romanlarına da zaman zaman sirayet eder. Ancak muhteva açısından metafizik eğilimleri ile estetik endişelerini şiire ayırdığı halde, sosyal temalar için nesri seçmiştir. Romanları, zengin hayat hikayesinden taşarak Türkiye meselelerine kendine has yorumlar getirir. Medeniyet değiştirme girişimlerinin insanımızı soktuğu çıkmazları araştırırken yaptığı tahliller, insanımız ve toplum yapımız açısından dikkate değer hükümler taşır. "Saatleri Ayarlama Enstitüsü" toplumumuzun bu değişme süreci içindeki durumunu, fertten yola çıkarak topluma varan bir teknikle anlatıyor.

Okunma Tarihi
1.12.2015
Kitabı İnternette Ara
Google'da Ara Fiyatlar & Alışveriş