OSCAR WAO'NUN TUHAF KISA YAŞAMI
Junot DIAZ
Roman Okundu2008 Pulitzer ödülü alan Junot Diaz tarafından yazılmış bu kitabın adı her ne kadar “Oscar Wao’ nun Tuhaf Kısa Yaşamı” olsa da kitap sadece Oscar’ın hayatını değil aynı zamanda ailesindeki ve çevresindeki bazı kişilerin de kısa yaşamlarını anlatmaktadır. Kişilerin hayatı ile beraber Dominik Cumhuriyeti'nin tarihinde yıllarca yer alan ve çok büyük bir diktatör olan Rafael Trujillo’nun halka yaptığı kötü muameleler, işkenceler ve buna benzer daha bir çok kötü davranışları da kitapta bir çok yerde konu edilmiştir. Vikipedia’dan; Rafael Leonidas Trujillo Molina (24 Ekim 1891 - 30 Mayıs 1961), 1930'dan 1961'e değin Dominik Cumhuriyeti'ni yöneten diktatör. 1918'de Dominik ordusuna girdi.Ülkenin ABD işgali altında bulunduğu 1916-1924 arasında ABD Deniz Piyadeleri tarafından eğitildi. 1919-1925 arasında orduda teğmenlik emniyet örgütünde albaylığa kadar yükseldi.1930'da Başkan Horacio Vasquez'i bir askeri darbeyle devirerek iktidarı ele geçirdi. Bundan sonra 31 yıl boyunca Dominik Cumhuriyeti'nin mutlak egemeni oldu. Başkomutanlığı da üstlendi, yüksek makamlara yakınlarını getirdi, siyasi karşıtlarının çoğunu öldürttü. Resmi olarak 1930-1938 arasında, daha sonra da 1942-1952 arasında cumhurbaşkanı sıfatını taşıdı. Trujillo'nun iktidarını koruyabilmek için başvurduğu sert önlemlere karşın muhalefet gitgide genişledi. Ayrıca ülke dışında da Dominik'in liberalleştirilmesi yönünde yoğun baskılar geldi. Trujillo ordu içindeki desteğini de yitirmeye başladı. Sonunda, arabasıyla San Cristobal'daki çiftliğine giderken makineli tüfek ateşiyle öldürüldü. Aralarında General J.T. Diaz'ın da bulunduğu suikast sanıklarından çoğu daha sonra yakalanarak öldürüldü. Oscar'ın hayatını gelecek olursak, Oscar küçüklüğünde tam bir kazanovaydı. Kızların peşinden koşarak kendisine birçok sevgili edinirdi ki aynı anda 3 kızla birlikte çıktığı bile olurdu. Fakat bir gün sevgililerinden biri olan Maritza ancak diğer sevgilileri bırakması halinde devam edeceğini söyler ve Oscar söylenileni yapar. Maritza buna rağmen Oscar’ı terk eder. Maritza’nın Oscar'ı sepetlemesi çok ağır gelir ve o günden sonra Oscar tamamen farklı bir kişiliğe bürünür. Oscar artık sosyal açıdan zayıf, içe dönük, beden eğitimi derslerinde korkudan titreyen ve lisede 111 kiloyu bulan biri haline gelir. Artık yaşamının çoğunu okul ve ev arasında gidip gelmek ve aynı zamanda kendini bilim kurgu macera kitaplarına, filmlerine adayarak zaman geçirmeye başlayan biri haline gelir. Özellikle Marvel Kahramanları onun için çok önemlidir.Buna rağmen Oscar derslerinde başarılı bir kişiydi ve bir gün hayatının fırsatını yakalayarak yaptığı kolej başvurularından birisi kabul edilir ve annesinden ayrı farklı bir şehirde okumaya başlar. Kurduğu hayallerden birisi de üzerindeki fuku(lanet, uğursuzluk) kırarak yeni yaşamında ve yeni şehrinde yeni sevgililer edinmek olmasına rağmen maalesef bilim kurgu merakı ile kilosu bir takıntı halinde olup asosyal kişiliğinden dolayı yapmak istediğini yine başaramaz. Bekaretini kafaya takmış bir şekilde okulunu bitirdikten sonra tekrar annesinin yanına geri döner. Annesinin yanına döndüğünde yine aynı yaşamı devam ederken bir yandan sevgili edinme çalışmaları bir yandan da kendisi bilim kurgu kitapları yazmaktadır. Yazdıkları kitapları basılması için sürekli göndermesine rağmen her seferinde ret alır ama yılmadan yine yazıp göndermeye devam eder. Bir gün annesi Santo Domingo’ya büyük annesi La Inca’nın yanına gideceğini söyler ve Oscar şimdiye kadar oraya gitmeyi hiç sevmese de bu sefer o da kendisi için yeni bir şeyler olabileceği düşüncesi ile gitmeye karar verir. Düşündüğü gibi de olur. Orada komşuları olan ve daha önce fahişelik yapmış olan bir kadına aşık olur. Onunla arkadaşça bir çok vakit geçirir ve en sonunda kadının polis olan sevgilisi tarafından Oscar öldüresiye dövülerek şeker kamışı tarlasına atılır. Şans eseri ölümden kıl payı döndükten sonra ailesinin zoruyla tekrar Amerika'ya geri döner. Oscar Amerika'ya döndükten sonra iyileşmesi uzun sürer. Görüntüsünde büyük değişiklik olup kilolarını vermiş ama yüzündeki yaralar henüz tam iyileşmemiştir. Bir süre sessiz ve dingin bir yaşama devam etse de o artık eski Oscar olamamıştır. Aşksız yaşayamayacağını anladıktan sonra ölümü göze alarak tekrar Santo Domingo’ya döner ve aşkını Amerika'ya götürmek ister. Ailesi her ne kadar vazgeçirmeye çalışsa da bu onun yaşamına mal olur ve yine aynı kişiler tarafından öldüresiye dövülerek hayatı son bulur. Geriye sadece Oscar'ın ailesi için yazdığı mektuplar ve titizlikle koruduğu bazı kitaplar kalır. Ölümünden sekiz ay sonra Yunio, Oscar'ın bir kitabını bulur ve normalde hiç bir şekilde kitaplarına zarar vermeyen Oscar'ın tek bir paragrafı yuvarlak içine aldığını görür ve o an Oscar'ı daha iyi anlar, “Daha Güçlü Seven Bir Dünya” Kitaptaki diğer karakterlere gelecek olursak; Lola (Oscar'ın ablası), asi bir genç kız olup evden kaçması ile başından geçen kötü olaylardan sonra tekrar eve dönmesi, Beli (Oscar'ın annesi), öz annesi olmayan La Inca tarafından büyütülmüş, asi karakteri ve tahrik edici güzelliğiyle nam salmış, okumayı ret ederek bir restoranda çalışması, Gangster diye biriyle tanışması ve bunun sonucunda başına gelen kötü olaylar ile Santo Domingo dan kaçarak Amerika'ya yerleşmesi, Yunior (Lola nın sevgilisi), büyük bir kazanova olması ile Lola ya olan sevgisinden dolayı aynı yerde okuyan Oscar ile oda arkadaşı olarak başlarından geçen olaylar, Abelard (Beli nın öz babası), Dominik Cumhuriyeti'nde çok zengin ve saygın bir doktor olmasına rağmen Dominik Cumhuriyeti diktatörü Trujillo ile ters düşmesi sonucu tüm yaşamının altüst olup hapiste yıllarca işkenceye maruz kalarak hayatının sona ermesi anlatılmaktadır.
Oscar için hayat hep zordu. Geçmişi ta Dominikli atalarına uzanan bir lanet, bir fuku, kısa yaşamının üstünde kara bir karga gibi dolanıp durduktan sonra ömrüne son noktayı koydu. Oscar için aşk hep zordu. "Yüzüklerin Efendisi" ve bilgisayar oyunları delisi bu genç adamla değil sevişmek isteyecek, sohbet edecek kadın bile bulmak neredeyse imkânsızdı. Oscar gitti, o imkânsız denizindeki en imkânsız damlayı buldu. Dominik Cumhuriyeti'nde şöyle derler: Her fukü'yu bozacak, laneti senden uzak tutacak bir karşı-büyü, bir zafa vardır. Oscar Wao'nun Tuhaf Kısa Yaşamı, bir şey daha diyor: Kötülük kadar aşk da vardır. Ve huzurlarınızda: Oscar Wao'nun Tuhaf Kısa Yaşamı! "Oscar'a göre okul, bir ortaçağ infaz gösterisinin günümüzdeki karşılığıydı; ağaç gövdesine başlanmak ve zıvanadan çıkmış, zaten yarım olan aklını hepten yitirmiş bir güruhun taşlamalarına, hakaretlerine katlanmaktan farksızdı; güya daha iyi, daha güçlü bir insan olarak çıkacağı bir deneyim, bir olgunluk sınavıydı, oysa gerçek hiç de öyle değildi..."
- Okunma Tarihi
- 1.04.2017