HOMO DEUS

HOMO DEUS

Yuval Noah HARARİ

Tarih Okundu
(4,5)

1. İnsanın Yeni Gündemi Dünyada artık doğal kıtlık yok, siyasi kıtlık var. Somali’ de açlıktan ölüyorlarsa siyasetçilerin tercihleri yüzündendir. Artık şeker, baruttan daha tehlikeli. Bilgi önem kazandıkça savaşların karlılığı azaldı ve savaşlar eski usul hammadde ekonomileriyle yürüyen Ortadoğu / Orta Afrika gibi bölgelerle sınırlı kaldı. İnsanlığın yeni hedefi ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık olacağa benziyor. Ölüm, İnsan Hakları Beyannamesindeki yaşama hakkını ihlal ediyor (!) Ölümsüzlük sağlanırsa ahiret vaad eden dinler ne olacak? İngiliz düşünür Jeremy Bentham’ a göre en yüce değer “çoğunluğun mutluluğu”dur. İnsanlar üretmek değil, mutlu olmak istiyor. Hastalıklar için başarılı olan tedavi kürleri, sağlıklı insanları “daha güçlü” yapmak için kullanılabilir. Çocukları değil, okulları geliştirmeliyiz. En güçlü bakteriler bile Mars’ ta sağ kalamıyor ancak yapay zeka ve robotun böyle bir sorunu olmayacak! Sürekli büyüme üzerine kurulu ekonomik modellerimizin bekası için bitmeyen hedefler (ölümsüzlük, ilahlık gibi) gerekiyor. Tarihsel bilginin çelişkisi şudur: Davranışı değiştirmeyen bilgi işe yaramaz, davranışı çok hızlı değiştiren bilgi de bağlamını yitirir, geçersizleşir. 2. Antroposen Yaşam artık organikten inorganiğe doğru evriliyor. Teist dinler Tarım işletmeleriydi. İnsan ve ruhban sınıfın devamında tanrıyla olan ilişki uğruna doğal çeşitlilik ve fauna bozuldu, insan yüceldi. Teist dinlerde Tanrıya inanılırken hümanist (Nazizim, Komünizm, Liberalizm) anlayışta insan ön plana çıktı. 3. İnsanın Alametifarikası Sapiensin ruhu olduğuna dair herhangi bir kanıt yoktur. İnsanlık tarihine baktığımızda, sayısız krallık ve imparatorluğun akıl almaz derecede eşitlikten uzak ancak şaşılacak kadar dengeli ve etkin olduğunu görürüz. Nesnel gerçeklik (yerçekimi) inanç ve duygularımızdan bağımsızdır. Öznel gerçeklik (başağrısı) inanç ve duygularımızla derinleşir. Öznelerarası gerçeklik (para) bireysel inanç ve duygulardan ziyade birden fazla insan arasındaki iletişime dayanır. 4. Hikaye Anlatıcılar Sümer Tanrıları modern markalara veya şirketlere benzer bir işlev üstlenmişti. Eskiden okullar diplomalı veya diplomasız olarak biterdi, notlandırma yoktu. Notlandırmayla birlikte öğrenmek yerine yüksek nota odaklanma başladı. Tarih tek bir anlatı değildir, aksine çok çeşitli alıntılardan meydana gelir. Birini dinlerken diğerini susturmuş oluruz. Bir devlet savaşta kaybettiğinde acı çekmez ancak yaralanan askerin acısı fevkalade gerçektir. Şirket, para ve ulus sadece hayalimizde var olabilir. Hepsini kendimize hizmet etmek için yaratmışken, neden onlar uğrunakendi haatlarımızı feda edelim? 5. Tuhaf İkili Tanrı’nın aksine antibiyotikler kendilerine iman etmeyenlere de fayda sağlar. Bilim dünyanın nasıl işlediğine odaklanır ama insanların nasıl davranması gerektiğine dair bilimsel bir yöntem yoktur. Bilim, sürdürülebilir kurumlar yaratabilmek için her zaman dinin yardımına ihtiyaç duyar. Modern tarihi, bilimle din arasında, özellikle de tek bir din, yani hümanizm arasında yapılmış bir sözleşme süreci olarak görmek daha doğru olacaktır. 6. Modern Sözleşme Kısaca “insanlar güç karşılığında anlamı terk etmiştir”. Teist dinler dünyayı sabit büyüklükte bir pasta olarak gördüler, paylaştırdılar. Modernite “sürekli büyüme” kavramını dayattı. Hep tüketime özendiriliriz. Daha fazlasına iman ederiz. 7. Hümanist Devrim Kendini dinle, kalbinin sesini dinle, kendine güven, kendine dürüst ol,…. Hümanizmde bir şeyin kötü olabilmesi için bir insanı kötü hissettirmesi yeterlidir. Ortaçağ Avrupasında Bilgi = Kutsal Metinler X Mantık olarak ifade edilirdi. Bilimsel Devrimle birlikte Bilgi = Ampirik Veriler X Matematik oldu. Hümanizm Bilgi = Deneyimler X Hassasiyet oldu. Hümanizm 3 temel kola ayrılır: Birincisi ortodoks koludur; Liberalizm. İkincisi Sosyalist hümanizm (Sosyalizm, komünizm) ve üçüncüsü evrimsel hümanizm (Nazizim). Evrim, Homo Sapiens ile sona ermemiştir. 8. Laboratuvardaki Saatli Bomba 2016 yılı itibariyle dünya bireycilik, insan hakları, demokrasi ve serbest piyasadan müteşekkil liberal paketin hakimiyetindedir. Somut teknolojilerin tehdidi altındadır. 9. Büyük Kopuş Geçtiğimiz yıllarda bilgisayar zekasında akıl almaz gelişmeler kaydedilmesine karşın, bilgisayar bilincinde hiç ilerleme gösterilmedi. Zeka olmazsa olmaz hale gelirken bilinç zorunlu olmayan bir tercih oldu. Algoritmalar insanları çalışma hayatının dışına iterken, varlık ve güç, algoritmaları avucunda tutan bir grup elitin elinde toplanarak görülmemiş bir sosyal ve siyasi eşitsizlik doğurabilir. İnsanlar askeri ve ekonomik açıdan lüzumsuz hale gelebilir. Sistem insanlara gereksinim duysa bile bireylere ihtiyacın kalmayacak olmasıdır. Liberalizm, sistem beni benden daha iyi tanıdığı gün çökecektir. 2016 başında dünyadaki en zengin 62 insanın varlığı en yoksul 3.6 milyarınkine denk geliyor. Gelecekte maddi farka ilave olarak DNA / algoritma vb sayesinde elitizm farkları da eklenecek. 10. Bilinç Okyanusu Yeni tekno dinler ikiye ayrılabilir: Tekno hümanizm ve Veri dini. Bilinen psikolojik araştırmaların denek profili dünyayı temsil edemeyecek ölçüde dar ve taraflıdır. 11. Veri Dini Dataizm, evrenin veri akışından meydana geldiğini ve her olgunun ya da varlığın değerinin veri işleme sürecine yaptığı katkıyla belirlendiğini öne sürer. İki temel disiplinle köklü ilişkiler kurar: Bilgisayar bilimleri ve biyoloji. Dataizm, bilgi edinme özgürlüğünü her şeyden üstün tutar. Geçmişte sansür bilginin akışını engelleyerek işliyordu. artık insanları gereksiz veriye boğarak işliyor. Kadim zamanlarda güç sahibi olmak, veriye erişim yetkisine sahip olmak demekti. Bugünse güç, neyi görmezden geleceğini bilmek demek.

Hayvanlardan Tanrılara Sapiens kitabıyla insan türünün dünyaya nasıl egemen olduğunu anlatan Harari, Homo Deus'ta çarpıcı öngörüleriyle yarınımızı ele alıyor. İnsanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu bilim, tarih ve felsefe ışığında incelediği bu çalışmasında, insanın bambaşka bir türe, Homo deus'a evrildiği bir gelecek kurguluyor. Yola "önemsiz bir hayvan" olarak çıkan Homo sapiens, tanrılar katına ulaşmak uğruna kendi sonunu mu hazırlıyor? Homo sapiens nasıl oldu da evrenin insan türünün etrafında döndüğünü iddia eden hümanist öğretiye inandı? Bu öğreti gündelik yaşantımızı, sanatımızı ve en gizli tutkularımızı nasıl şekillendiriyor? İnsanı inekler, tavuklar, şempanzeler ve bilgisayar programlarının tümünden ayıran yüksek zekası ve kudreti dışında herhangi bir alametifarikası var mı? Tarih boyunca benzeri görülmemiş kazanımlar elde etmemize rağmen mutluluk seviyemizde neden kayda değer bir artış olmadı? "Tüm bunları anlamak için tek yapmamız gereken geriye dönüp bakmak ve Homo sapiens'in aslında ne olduğunu, hümanizmin nasıl dünyaya hakim bir din hâline geldiğini ve hümanizm rüyasını gerçekleştirmeye çalışmanın aslında neden insanlığın kendi sonunu getireceğini incelemektir. İşte bu kitabın temel meselesi budur." "Okurken hem eğlenecek hem de çok şaşıracaksınız. Her şeyin ötesinde, kendinizi daha önce hiç düşünmediğiniz şeyleri düşünürken bulacaksınız." -Danıel Kahneman, Hızlı ve Yavaş Düşünme'nin yazarı- "Homo Deus'u okuduğunuzda uzun ve zorlu bir yolculuğun ardından vardığınız bir uçurumun kenarında durduğunuzu hissedeceksiniz. Yolculuğun artık bir önemi kalmayacak, çünkü bir sonraki adımınızı engin bir boşluğa atacaksınız." -David Runciman, The Guardian- (Tanıtım Bülteninden)

Okunma Tarihi
1.10.2019
Veritabanı ID
#202
Kitabı İnternette Ara
Google'da Ara Fiyatlar & Alışveriş