FAHRENHEIT 451
Ray BRADBURY
Bilim Kurgu OkunduMontag isimli bir itfaiyeci akşam yürüyerek evine giderken yolda komşularının kızı olan Clarisse McClellan isimli on yedi yaşındaki bir kızla karşılaşır. Bir an kızın kendisini beklediğini düşünür ve konuşarak beraber yürümeye başlarlar. Kız çok farklıdır. Kendisine yaşam, yaşam amacı, mutluluk gibi yüzeysel olmayan basit ama derin konulardan bahsetmektedir ve hayatı sorgulamaktadır. Çünkü bulundukları zamanda yaşam günümüze göre çok farklıdır. İnsanlar monoton ve somut olarak yaşamaktadırlar. Yaşam sorunsuz ve somut mutluluk olarak dayatılmaktadır. Montag'ın bir itfaiyeci olmasına rağmen onun görevi yanan evleri kurtarmak değil tam tersi evlerde bulunan kitapları yakmaktır. Amerika İtfaiyecilerinin kısa tarihçesi: 1790’da Koloniler’de, İngiliz etkisi taşıyan kitpları yakma amacıyla kuruldu. İlk itfaiyeci: Benjamin Franklin KURAL 1- Alarm verilince hızla harekete geçin 2- Yangını bir an önce başlatın 3- Her şeyi yakın 4- Derhal itfaiye binasına dönüp rapor verin 5- Başka alarmlar için hazır bekleyin Montag, Clarisse ile yaptığı yürüyüşten sonra evine gelir ve geldiğinde karısının bir kutu uyku hapı içmiş olduğunu görür. İlkyardım ekibini arar ve gelen ilkyardım ekibi onu bir cihaza bağlayarak kanını temizledikten sonra ayrılırlar. Sabah uyandıklarında Montag ve karısı hiçbir şey olmamış gibi hareket ederler devam ederler. Montag yine bir akşam göreve gider. Bir evde birçok kitap bulunmuştur ki bu sefer evde ev sahibi bir kadın vardır. Kadın onlara direnmesine rağmen itfaiyeciler kitapları yakmaya kararlıdırlar. Fakat kadın evi terk etmez ve kitaplarla, evle beraber kadında orada yanarak ölür. Montag böyle bir şeye şahit olduktan sonra düşünceleri değişmeye başlar. Özellikle son günlerde işe giderken konuştuğu komşularının kızı Clarisse'in yaşam üzerine söylediklerinden dolayı da etkilenmiştir. Ertesi gün Clarisse'inde öldürüldüğünü duyduktan sonra işe gitmemeye karar verir. Aslında Montag bu olaylar öncesinde bazı görevlerinden gizlice bazı kitapları alıp evde saklamıştır. Son olaylar onu daha da kitaplara itmiştir. Evde sakladığı kitapları ortaya çıkartarak karısına gösterir. Artık amacı gerçeği aramaktır. Montag bir gün parkta gördüğü yaşlı bir adamı hatırlar. O zaman onun da cebinde bir kitap olduğundan emindir ama ona bir şey yapmamıştır. Eline bir kitap alarak adamın evine gider. Onu kendi planına katılmaya zorlar. Aklında kitap çoğaltmak vardır. Faber isimli bu adam da Montag ile iş birliği yaparak bir şeyleri değiştirmek için çalışmaya başlar. Bu arada itfaiye şefi de Montag’daki değişikliklerin farkındadır. Montag ile bir çok konuşma yapar ve konuşmalarını bir çok kitaptan alıntı yaparak yapmaktadır. Amacı Montag’ı yine kitaplardan uzak ve somut hale getirmektir. Bir gün yine beraber kitap yakmak için göreve giderler ve gittiklerinde Montag kendi evlerine geldiklerini görür. Montag kendi evlerine geldiklerinde çok şaşırır ve karısının elinde bavul ile evden çıkıp gittiğini görür. Bir yandan itfaiye şefide yakım işi için baskı yapmaktadır ve çaresizlik içinde kitaplarını ve kendi evini yakmaya başlar. Bu arada itfaiye şefi Faber isimli arkadaşından da haberdar olur ve Montag ona zarar gelmemesi için itfaiye şefini de yakarak oradan uzaklaşır. Faber’in de yönlendirmesiyle Montag şehirden uzakta yer alan ve kitapların değerini bilen bir grup ile tanışarak yoluna devam eder.
Amerikan edebiyatının öne çıkan yazarlarından Ray Bradbury’nin 1953 yılında yayımlanan eseri Fahrenheit 451, on yıllar öncesinden bugünün ve uzak geleceğin dünyasına sert eleştiriler savuruyor. Distopik bir kurgusal düzlemde ilerleyen eser, teknolojinin gelişmesiyle birlikte toplumun gerileyen sanat ve düşünce dünyasını ele alıyor. Ray Bradbury’nin karanlık bir geleceği konu aldığı Fahrenheit 451 romanı, bilim kurgu ögelerini baskı rejimi ve robotlaşmış bir toplumla harmanlıyor. Kitabın olay örgüsü, itfaiyecilerin yangın söndürmek yerine kitap yakmakla görevlendirildiği totaliter bir düzen etrafında şekilleniyor. Roman, adını ise kitapların yanma derecesi olan ısı ölçüsünden alıyor. 24’üncü yüzyılda geçen Fahrenheit 451’de toplum yaşamı, skolastik düşüncenin hakim olduğu Orta Çağ’la büyük benzerlik gösteriyor. Bradbury, kitabına yönelik yaptığı açıklamalarda romanı yazmaktaki amacının, televizyonun okumaya olan ilgisini körelttiğini vurgulamak olduğunu dile getiriyor. Yazar, bu noktada eleştirisinin herhangi bir yönetimden ziyade doğrudan halka yönelik olduğunu açıklıyor. Eserinde kitapları yakanlarla okumayanlara aynı suçu yükleyen yazar, topluma zarar veren asıl unsurun düşünmeyi reddetmek olduğunun altını çiziyor. “Okumak” Hiç Bu Kadar Yasak ve Keyifli Gelmemişti! Romanın baş kahramanı Guy Montag, geçimini itfaiyecilikle sağlıyor. Daha öncesinde yalnızca ona verilen işleri yapan Montag, bir gün dehşet verici bir olaya tanık oluyor. Kitaplarıyla birlikte bir adamın diri diri yakıldığını gören Montag, bu olay sonrasında artık eskisi gibi olamıyor. Adamın yakılması üzerine kitaplara karşı ilgi duymaya başlayan Montag’in bu aydınlanma sürecinde, komşusu Clarisse’in de etkisi oluyor. Genç bir kız olan Clarisse, başta herkese olduğu gibi Montag’e de garip görünüyor. Okuyan ve sorgulayan genç kız, Montag’in aklında yeni ufuklar açıyor. Ancak Montag bir gün onun da öldüğünü öğreniyor ve bu son olay, onu okumaya daha çok sevk ediyor. Montag, iş yerindeki ortamından ve yakın çevresinden kitaplarını saklamak durumunda kalıyor. Ancak onu ele veren, herkesten önce karısı Mildred oluyor. Bundan sonrasında ise Montag, yoluna daha önceki hayatından çok farklı şekilde devam ediyor.
- Okunma Tarihi
- 1.03.2024