DUNE SAPKINLARI

DUNE SAPKINLARI

Frank HERBERT

Bilim Kurgu Okundu
(5)

Tanrı İmparator II. Leto’nun yaklaşık 3.500 yıl süren mutlak hâkimiyetinin sona ermesinden ve ölümünden sonra aradan 1.500 yıl geçmiştir. Bu uzun zaman diliminin ardından evrende güç dengeleri yeniden şekillenmektedir. Bene Gesserit Tarikatı, her zamanki gibi geleceği kontrol etmeye yönelik büyük bir planın içindedir. Bu planın merkezinde, Gammu gezegeninde yetiştirilen yeni bir Duncan Idaho gulamı yer alır. Gammu’nun seçilme nedeni, orijinal Duncan Idaho’nun bu gezegende doğup büyümüş olmasıdır. Küçük yaştaki Duncan’ın eğitimi için Rahibe Ana Taraza, Atreides soyundan gelen, eski bir asker ve mentat olan Miles Teg’i görevlendirir. Teg, Bene Gesserit annesi tarafından sıkı bir disiplinle yetiştirilmiştir. Bu sırada Rakis’te (eski Dune gezegeni) yoksul bir bölgede yaşayan Sheeana adlı genç bir kızın hayatı dramatik bir olayla değişir. Bölgesinden uzaklaştığı bir anda kum solucanları ortaya çıkar ve ailesi de dâhil olmak üzere yaşadığı yeri yok eder. Ancak Sheeana, şaşırtıcı bir şekilde solucanlara hükmeder; solucanlar ona zarar vermeden uzaklaşır. Bu olağanüstü yetenek, Rahibeler Birliği’nin dikkatini çeker ve Sheeana’yı himayeleri altına alırlar. Bene Gesseritler de kızı uzaktan izlemeye başlar. Duncan Gammu’da Miles Teg tarafından eğitilirken, Sheeana da Rakis’te rahibeler arasında büyümektedir. Ancak perde arkasında Tleilaxlılar, Ix’liler, Rahibeler Birliği ve Bene Gesseritler arasında karmaşık ve tehlikeli planlar yürütülmektedir. Baş Rahibe Taraza yaklaşan büyük bir tehdidi sezerek Duncan’ın eğitiminin hızlandırılmasını ister. Aynı zamanda Darwi Odrade, Rakis’teki Bene Gesserit kalesine komutan olarak atanır ve Sheeana’yı yakından gözlemlemekle görevlendirilir. Güç mücadelesi giderek sertleşir. Rakis’te Sheeana’ya bir suikast girişimi düzenlenir; Odrade onu son anda kurtarır. Aynı dönemde Gammu’da da Duncan’a yönelik bir saldırı gerçekleşir. Teg ve Rahibe Ana Lucilla, Duncan’ı gezegenden kaçırır. Ancak Gammu’dan hemen ayrılamazlar ve Harkonnenler tarafından çok eski zamanlarda inşa edilmiş gizli bir yok-odaya sığınırlar. Burada aylarca saklanarak hem hayatta kalır hem de eğitime devam ederler. Bu süreçte Teg, Duncan’ın bastırılmış anılarını uyandırmayı başarır; Duncan önceki yaşamlarını tamamen hatırlamaya başlar. Rakis’te ise Odrade, Tleilaxlı Waff üzerinde etkisini artırmaya çalışmaktadır. Sheeana’dan bir kum solucanı çağırmasını isterler. Sheeana, Odrade ve Waff birlikte solucana binerek çölün derinliklerine gider. Solucan onları terk edilmiş bir mağaraya bırakır. İçeri girdiklerinde Odrade, Tanrı İmparator II. Leto’nun geleceğe hitaben duvarlara yazılar bıraktığını fark eder. Burası, Paul Muad’Dib’in zamanında yaşadığı Tabr Siyecidir. Odrade, solucanların hâlâ II. Leto’nun bilincinden izler taşıdığını ve Tanrı İmparator’un etkisinin tamamen sona ermediğini anlar. Bu sırada Gammu büyük bir saldırıya uğrar. Teg, Duncan ve Lucilla yoğun ateş altında kalır. Teg, diğerlerinin kaçabilmesi için kendini feda edercesine saldırganları oyalarken Duncan ve Lucilla’yı güvendiği adamı Burzmaliye gönderir. Ancak Teg yakalanır ve bir Ix cihazıyla ağır bir işkenceye maruz kalır. Bu deneyim onu bambaşka bir seviyeye taşır: Teg artık olasılıkları önceden görebilen, neredeyse kahinvari bir bilince ulaşır. Duncan ve Lucilla yolları ayrıldıktan sonra yeniden buluşsalar da bu kez Saygın Analara yakalanırlar. Saygın Analar, cinselliği mutlak bir kontrol aracı olarak kullanan son derece tehlikeli bir güçtür. Duncan üzerinde bu yöntemi deneseler de Duncan bu manipülasyonun farkındadır. Ayrıca Tleilaxlılar tarafından Duncan’ın bedenine yerleştirilmiş gizli bir silah da bu sırada ortaya çıkar. Duncan'da bu cinsel gücü kullanabilmektedir. Saygın analardan Murbella bu gücü Duncan'da kullanmaya çalışırken Duncan tarafından aynı güce kendisi maruz kalır. Rahibe Ana Taraza bizzat Rakis’e gelir ve Sheeana ile Waff’la görüşür. Odrade ile birlikte büyük planı netleştirmeye çalışırlar. Tam yeni bir solucan gösterisi yapılacakken Saygın Analar Rakis’e büyük bir saldırı düzenler. Taraza bu saldırıda hayatını kaybeder; ölmeden hemen önce Odrade’ye dokunarak tüm anılarını ve bilincini ona aktarır. Bu sırada Teg, bir yok-gemiyle Gammu’dan kurtulmayı başarmıştır. Rakis’e gelir ve son bir fedakârlıkla Duncan, Lucilla, Odrade, Sheeana ve yanlarında götürdükleri tek bir kum solucanının kaçmasını sağlar. Teg, en başından beri bu planı bilmektedir; Rakis’in yok edileceğini öngörmüş ve herkesi buna hazırlamıştır. Taraza’nın asıl planı, Tanrı İmparator II. Leto’nun bilincinin izlerini taşıyan tüm solucanlarla birlikte Rakis’in yok edilmesi, yalnızca melanj üretimini sürdürecek tek bir solucanın kurtarılmasıdır. Böylece Leto’nun Altın Yol olarak bilinen uzun vadeli tiranlık planı da nihayet sona erecektir. Rakis’in Saygın Analar tarafından yok edilmesinin ardından Ix’liler ve Melanj Loncası da çöküşe sürüklenir. Melanj giderek daha pahalı ve ulaşılmaz hale gelir; makineler ve ticaret düzeni çöker. Son olarak, Sheeana’dan alınan hücre örnekleri onun Siona soyundan geldiğini doğrular. Bu sayede kahinler tarafından görülemez ve yok-gemilerden güvenle çıkabilir. Duncan’ın geleceği ise hâlâ belirsizdir. Ancak Saygın Analardan Murbella, Duncan’dan hamiledir; böylece Atreides soyunun ve Duncan’ın mirası yeni bir biçimde varlığını sürdürmeye devam eder.

Frank Herbert, deneylerden çok deneysel yaklaşımların had safhaya ulaştığı, tür içerisindeki “iyi edebiyat iyi edebiyattır”cıları bir araya getiren yeni dalga bilimkurgu akımının en önemli temsilcilerinden. Türün tüm olanaklarını, suyunu çıkarana kadar kullandığı Dune serisinin beşinci kitabı Dune Sapkınları, inanç ve inançsızlık arasındaki çizgiyi soluklaştıran, epik serinin sonuna bir kala taşları yerinden oynatan bir eser. Tanrı İmparator II. Leto’nun üç bin beş yüz yıla yakın süren hükümdarlığının son bulmasının üstünden bin beş yüz yıl geçti. Altın Yol için yaptığı bu fedakârlıktan sonra insanlar II. Leto’nun “gerçekten de” ölüp ölmediğinden hâlâ emin değillerdi ve İmparatorluk harap olsa da Altın Yol’u sıkı sıkıya takip etmeye devam edeceklerdi. Dağılış sonucu milyonlarca insan parçalanan medeniyeti terk ederek uzayın bilinmeyen köşelerine dağılmışlardı. Artık Rakis denen Arrakis yine çölleşmişti ve kum solucanları ölmekteydi. Bu sırada, Kayıp Olanlar gücü ellerine geçirmek için geri dönmüştü. Hizipler, İmparatorluk’tan arta kalanın kontrolünü ele geçirmek için yarışırken Rakis’te Sheeana adında bir kız tüm dikkatleri üstüne çekmişti çünkü son Tanrı İmparator’un bahsettiği kehaneti gerçekleştirebiliyordu: Kum solucanlarını kontrol etmek. Tüm bunlar olurken Bene Geseritler’in önünde iki seçenek vardı: Ya gizli manipülatörler olarak, hayatta kalmaya çabalayan insanlığın aynı yolda ilerlemesini yönlendirmeye devam edip gerilimi azaltacak ya da Altın Yol’u kabul edip insanlığı yok olma tehlikesinden uzak yeni bir geleceğe götüreceklerdi. “Şahane planlanmış bir eserin heybetli bir parçası. Fevkalade!” Los Angeles Herald Examiner

Okunma Tarihi
15.12.2025
Kitabı İnternette Ara
Google'da Ara Fiyatlar & Alışveriş