DEV YUMURTA

DEV YUMURTA

Aygün ASLAN

Öykü Okundu
(3)

İki tane kardeş varmış bir gün ikisi de ellerini yanaklarına koyup takılarak beklemişler hayal kurmuşlar sonra annelere gelip yarın sizi anneannenize götüreceğim deyince ikisi birden havaya uçmuş hemen bavullarını hazırladılar sonra anneannelerine hemen gitmek istedikleri için annesi odalarına girdikçe öf sıkıldım keşke şunu da anneannemize gidebilsek diyorlarmış sonra annesi de ne yaptıklarını anlayıp bugün götürmüş onları onları anneannelerine bırakıp kendisi eve geri dönmüş kardeşler de eşyalarını yerleştirip uyumuşlar sabah uyandıktan sonra kahvaltıyı yapıp anneannesinden izin isteyip ormana gitmişler ormanda da bir tane taşın yanına kazmaya başlamışlar kazarken Bir de ne bulsunlar kocaman bir yumurta bulmuşlar sonra ikisi de heyecanlanmış ve anneannelerine ve babalarına göstermemeye karar vermişler çantaya koyup onu eve götürmüşler onu birkaç iki gün saklayıp bir tane kutuya koymuşlar çünkü evlerine geri döneceklermiş kutuya koyup yatağın arkasına koymuşlar sonra annelerinin yanına gidip eve geri dönmüşler eve gidince yumurta aklarından çıkmamış hep onu düşünüyorlarmış sonra uyumuşlar Sabah uyandıklarında kahvaltıyı yapıp okula gitmişler okulda en sevdikleri arkadaşı Gökçe ile bulduğu yumurtayı anlatmışlar tatilde anneannelerle giderken sen de gel demişler gökçe'ye Gökçe de kabul etmiş günler hızlıca geçmiş annelere gökçe'yi de alıp anneannelerine götürmüşler kardeşleri gittiklerinde Bir de ne görsünler kutuyu görememişler kutu yokmuş sonra hemen bahçeye çıkıp dedelerine sormuşlar sen mi aldın diye o da kutuyu depoya fırlattım demiş fırlattım deyince çocuklar çok korkmuş ve koştura koştura depoya gitmiş neyse ki yumurta kırılmamıştı sonra bu yumurtayı nasıl saklayacağız derken Gökçe ben eve giderken anneanneniz bana sebze vermiş gibi üstüne sebzeleri koyayım altına da yumurtayı koyayım benim evde saklayalım demiş onaylamışlar ve eve döndüklerinde akılları Gökçeada kalmış ve yumurtadan ve son

Topa benzeyen bu şey galiba dev bir yumurtaydı. İkimizin de alnından boncuk boncuk her damlaları düşüyordu. Yanaklarımız turp gibi kızarmıştı. Tırnaklarımız toprakla dolmuş, üstümüz çamur içinde kalmıştı Aklımızdan geçen bin bir türlü soru vardı. Hande'yi yanıma çağırdım. "Korkma haydi bana yardım et. Yavaşça çantaya koyalım yumurtamızı" dedim

Okunma Tarihi
20.09.2026
Kitabı İnternette Ara
Google'da Ara Fiyatlar & Alışveriş