İYİ DÜŞÜN DOĞRU KARAR VER
Doğan CÜCELOĞLU
Kişisel Gelişim OkunduPsikolojide okuyan Timur,kendini kötü hissettiği bir günde yolda Yakup Bey ile karşılaşır. İkisi arasında doğan dostluk sonucu sürekli birbirleri ile görüşmelere başlarlar. Yakup Bey, Timur`a Paradigmadan bahsetmeye başlayıp, bir insanın kalıplanmış durumundan sıyrılıp nasıl gelişmiş bir insan haline gelinebileceğinin yollarını bilimsel olarak ve güncel gazete küpürlerinden verdiği örnekler ile anlatmaya başlar. Paradigma, bireyin iç ve dış dünyasını algılayıp yorumlamasında etkili olan tüm faktörleri kapsar. Algılama, yorumlama ve bilme süreçleriyle ilgili tüm etkenlerin yarattığı örgütlü ve dinamik, düşünsel sisteme algı düzeneği yada paradigma adı verilir. Dünya`yı olduğu gibi değil olduğumuz gibi görürüz. Gördüğümüzü anlatırken esasında kendimizi kendi paradigmamızı anlatırız. İnsanoğlu ister Afrika`da ister Amerika`da ister Türkiye`de doğmuş olsun, aynı bilgisayar olarak doğmaktadır. Ne varki insan-bilgisayarına her ülkede doğumundan itibaren farklı kültür-programları, yani paradigmalar yüklenmektedir. Kişinin sadece vicdanlı olması yeterli değildir, vicdanının emrettiği şeyleri yapabilecek irade kuvvetinin olmasıda gerekir. Albert Einstein : "Karşılaşılan önemli yaşam sorunları, o sorunları ortaya çıkaran düşünce düzeyinde çözülemez." Ghandi : "Sizin onayınız olmadan hiç kimse sizi etkileyemez." Peygamber Efendimiz, bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır: "Öfkesinin icabını yerine getirmeye gücü yeterken, onu yenen ve önleyen kimsenin kalbini Allah, emniyet imanla doldurur." Bir zat, Resul-i Ekrem (S.A.V.) Efendimiz Hazretlerine, "Ya Resulullah! Çok şey belleyemem! Bana saadetime mucip olacak kısaca bir şey söyle" deyince, Efendi Hazretleri ona, "öfkelenme" buyurdular. iyi bilinizki, öfke bir cehennem, affetmek bir cennet vesikasıdır...
Timur, üniversiteli bir gençtir; sevdiğince reddedildiği ve kendini değersiz gördüğü hüzünlü bir günde, olgun ve sevecen bir bilge kişi, Yakup Bey, ona "Merhaba" der. Bu merhabalaşmadan bir dostluk doğar. Timur, çoğu kişi gibi, kendinden beklenen yaşamı sürdürmektedir; bu yaşam, kendi duygu, düşünce ve inandığı değerlerle uyuşmasa bile! Aslında, kendi duygu, düşünce ve değerlerinin ne olduğu üzerinde hiç düşünmemiş; bu nedenle de, istediği hayatı yaşama gücünü ve iç özgürlüğünü kendinde bulamamıştır... Yakup Bey, kafası karışık bu gence, inandığı değerleri günlük yaşamına yansıtabileceği `özgün yaşam`ı kurması için yol gösterecektir. Bu kitap, kişinin özgün bir yaşam kurmasının temellerinde yatan süreçleri inceliyor. Kitabın iki kahramanı Yakup ve Timur arasındaki söyleşi, özgün yaşamın temelinde yatan boyutları aşama aşama sergiliyor. Kendi duygu, düşünce ve inançları ile ahenk içinde yaşamaya çabalayan her insan, yaşadığı çağ ve mekan ne olursa olsun, benzer sorulara cevap bulmaya çalışmıştır. Bu anlamda, Yakup ve Timur`un etkileşimleri insan öyküsünün özünde yatan evrensel dokuları sergilemektedir.
- Okunma Tarihi
- 1.03.2011